Anadolu, ipek yolunun batı ucudur. Bursa'nın ipek böcekçiliği, Antep'in kutnusu, Şanlıurfa'nın yıldız desenli dokumaları… Her biri, bir toprağın dokusunda saklı bir şiirdir. Bu yazıda, jakar tekniğinin bize bıraktığı sessiz mirası ve SÂLİRA'nın bu mirası bugünkü kadına nasıl taşıdığını konuşuyoruz.
Jakarın tarihi: Lyon'dan Bursa'ya
Jakar tekniği 1804'te Lyon'da Joseph Marie Jacquard tarafından geliştirildi. Delikli kartlarla desen yaratma fikri, dokumaya bir tür kod yazdırdı. 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı saray atölyelerine ulaştı ve Bursa'da özellikle ipekli kadife üretiminde kullanılmaya başlandı.
Osmanlı sarayında ipek: bir statü ve bir zarafet
Kaftanlar, kuşaklar, saray şalları — hepsi bir dilin parçasıydı. Bir kişinin kimliği, kumaşının deseninden okunurdu.
Modern kadın için bir yeniden okuma
SÂLİRA, bu geleneği geleneksel olarak taşımak yerine yeniden yorumluyor. Klasik motifleri modern kompozisyonlarla, ağır işlemeleri hafif ipeklerle buluşturuyor. Amaç: geçmişi bugünün diline tercüme etmek.
Bugünün atölyesi
İstanbul atölyemizde hem CAD üzerinde çalışan tasarımcılarımız hem de tezgah başında geleneksel dokumayı sürdüren ustalarımız var. Bu kombinasyon, ürünlerimizin hem kalıcı hem güncel olmasını sağlıyor.
Kumaş, sadece giyilen bir şey değildir; giyenin dünyaya söylediği sessiz bir cümledir.SÂLİRA Manifesto



